Eylül 2025

Son Eylül 2025 verileri politika yapıcıları çok üzmüş olmalı ki, İç Siyasetten Dış Siyasete doğru kendilerini attılar.
Bir deyim vardır, ailesini sevmez ama El güzeli, yani Ailesine geldi mi sıkı elli, ama Dışarıya eli açık, yani "dışarısı öyle" desin diye. Oysa tam tersi olma, yani ailene, içeriye yumşak, dışarıya sert ol ki, Dışarısı seni alt etmesin.
Enflasyon verileri 2025 yılın sonunda Türk Lirasının alım gücünün kaybının % 35 civarında olacağını gösteriyor, oysa Para Arzı yani Merkez Bankasının gösterdiği verilerde bu rakam %40'ları aştı. Para Arzı, yani piyasaya giren yeni banknotlar genelde Merkez Bankası tarafından basılır ancak Tüm Bankalar Kaydi Para oluşturarak, yani yatırılan mevduatların krediye dönüşme oranı, zorunlu karşılık oranı kıstası altında, GENİŞLEMEKTE, sonuçta Türk Lirası bollaşıyor ve Bollaşan bir ürünün ederi (Fiyatı) düşer, Yaz mevsiminde Domatesin fiyatının düşmesi gibi.
Zaten Eylül ayında Yaz Meyve ve Sebzelerin hasatı ve pazara gelmesi ile fiyatları yükselmeye başladı çünkü yeni ekilen alanlar hemen değil belli bir zaman sonra yerine yeni ürün verecek.
Asgari Ücretli çalışanlar bu yılın KAYIPLAR ŞAMPİYONU oldu, genellikle çalışanların %60'ı Asgari Ücretin +/- %10 etrafında oluyor. Net ücretleri sadece Tüfe bazlı net 4000 TL eridi.Alım gücü kaybı!!!! İşverenler ise sene başında 30621 TL(659€) maliyeti olan Asgari ücretliye değer bazlı enflasyon sayesinde 26475 TL (628€) ödemekte. (Maliyet ucuzladı).
Hanehalkı araştırmaları normal vatandaşın yanı Hanehalkın enflasyonun ciddi bir şekilde düşeceğine inanmıyor. Politikacıların söylemlerine inanmıyor ama seçiyor Garip değil mi?
Herkes para dan kaçmaya başladı, bu yüzden Altın güvenli liman olarak tercih edildi.
Hükümet ve Bürokrasi aparatı küçülmedikçe ve Anayasanın emrettiği Eşitlik ilkelerini emekciler için yerine getirilmediği müddetçe, Balonlar şişmeye devam eder. Kamu çalışanların imtiyazı yoktur Anayasaya höre göre herkes Kanun önünde Eşit olmalı. Ama gelgelelim İktidar kendini imtiyazlı gördüğü için Anayasayı kimse takmıyor. Zaten Beştepe'de Yargıtay Başkanı yemin eder ise ve Hakim/Savcılar Kuraları o mekanda seçilir ise; Bağımsız Yargı'dan bahsetmek mümkün mü?
O yüzden Türkiye'de Gelir Adaletsizliği var:
2023 yılının Gelirin 68.8%'lik kısımını Nüfusun %40'ı aldı. Geri kalan %60 nüfus 31.2% ile yetinmek mecburiyetinde. ( https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Gelir-Dagilimi-Istatistikleri-2024-53712)
O yüzden Türkiye'de Servet Adaletsizliği var:
Türkiye'de %1'lik kesim Tüm ülke servetin %40'ına sahip. ( https://tr.euronews.com/2024/03/27/servet-dagilimi-adaletsizligi-turkiye-ve-isvec-avrupada-zirve-icin-yarisiyor).
Gelir ve Servet Adaletsizliğin olduğu yerde Güçlünün Hukuku olur, Anayasa Kukuk olur.
Şenol Çetinkaya.
https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/
X. Kanun önünde eşitlik
MADDE 10- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…)(1) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.(1)
Comments
Post a Comment